SEN SOLCUSUN ARKADAŞ
Sağ ve sol kavramları, başka birçok siyasal kavram gibi Fransız Devriminden doğmuştur.Devrimden sonra kurulan meclisteki oturuş düzeninden esinlenerek konmuş isimlerdir. Krallığın, soyluların kısacası eski düzenin çıkarlarını savunanlar, meclis başkanının sağına oturmuşlar ve onlara o günden sonra sağcı denmiştir. Bunlara karşı çıkanlar ise karşı tarafa, meclis başkanının soluna oturmuşlar ve onlara da solcu denmiştir. Döneme ve ülkeye göre değişmeyen gerçek, genel olarak sağ, siyasal ve toplumsal anlamda gericiliği, tutuculuğu; sol ise ilericiliği, insanlığın gelişimi yönünde değişime açıklığı, daha fazla özgürlüğü ve adaleti temsil eden kavramlar olarak şekillenmişlerdir.
***
Örneğin Avrupa demokrasilerinde genel olarak işçi hareketi kökeninden gelen sosyal demokrat bir parti ve bunun karşısında muhafazakâr ya da liberal bir parti yer alır. Genel bir tespit olarak solun tabanının daha eşit bir paylaşım söz konusu olduğunda bundan fayda görecek şu andaki düzenden rahatsız olan, ezilen, sömürülen kesimler olduğu açıktır. Sağın tabanı ya da destekçileri ise mevcut durumun sürmesini, mevcut düzenin korunmasını isteyenlerdir.
Mevcut durumu muhafaza etmek istemek, muhafazakârlıktır. Bugün ülkemizde muhafazakârlığı sadece dini inançları kuvvetli olan kişiler ve onların siyasi tercihleri gibi gösterilmeye çalışılması dini siyasete alet etmekten, sömürülen insanları inançlarını kullanarak kandırmaktan başka bir şey değildir.
Esas olarak muhafaza edilmeye, korunmaya, sürdürülmeye çalışan bu adaletsiz düzenin ta kendisidir.
***
Bu düzen tüm dünyada insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç çıkar çevresinin saltanatı, dünyadaki milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin pençesine terk etmiş durumda.
Bizim ülkemizde yaşayanlar, bu cehennemi tüm yakıcılığı ile hissediyorlar.
Bir işçi ailesinin günde 20 TL’ye doyup, barınıp, giyinip, çocuk büyütebileceğinin savunulduğu bir ülkedir burası.
Bir çiftçi ailesinin dünyanın en pahallı mazotuyla, gübresiyle, tohumuyla üretip 10 yıl öncesinin fiyatlarıyla ürün satmasının ve böylelikle yaşamasının beklendiği bir ülkedir burası.
Dünyanın en ağır şartlarında çalışan ve devleti tarafından toplam gelirden en az payı alan memurların, dünyanın en mutsuz öğretmenlerinin, polislerinin, hemşirelerinin ülkesidir burası.
Emeklilerinin açlık sınırının altında süründüğü acımasız, vefasız bir ülkedir burası.
İş güvencesiz, sağlıksız, sendikasız şartlarda çalışmaya zorlananların, dışarıdaki milyonlarca işsizin varlığıyla tehdit edildiği bir ülkedir burası.
Dışarıdaki 12 milyon işsizin ise her an ölüm kalım mücadelesi verdiği bir ülkedir burası.
Arkadaşım, bunları muhafaza ediyor bu sistem. Muhafazakâr kelimesini bir daha düşün şimdi.
***
Eğer sen bu acımasız sistemden beslenenlerden değilsen, bu sistem senide sömürüyor, tüketiyor ve mutsuz ediyorsa, bu gidişi durdurmayı, bu gidişten kurtulmayı, daha eşit bir düzeni, daha temiz, daha özgür, daha savaşsız, daha adaletli bir ülkeyi ve dünyayı hayal ediyorsan eğer, bunun tüm dünyada tek bir karşılığı vardır.
Sen solcusun arkadaş.
Aramıza hoş geldin.
ÖZGÜR ÖZEL
CHP MANİSA MİLLETVEKİLİ
YORUM EKLE
YORUMLAR
Tüm Yorumlar-
ZIRVALAMIŞ ÖÖ
Misafir
SAÇMALAMIŞ İYİCE BENDE AKILLI SANIRDIM BU ADAMI.. 09 12 2011 10:11
































