Manisa Haberleri

Kategorilerimiz x-menu

Şehirlerimiz x-menu

Manisa İlçeleri x-menu

Dünya Şehirleri x-menu

Kurumsal x-menu

ÖMER GÜNEL, GAZETECİLERLE KAHVALTIDA BULUŞTU

Haber 06.04.2013 08:32 Cumartesi
Yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Kuşadası Belediye Başkan adaylığına hazırlanan CHP’li Belediye Meclis Üyesi Ömer Günel, aday adaylığı süreci öncesi Kuşadası’nda görev yapan yerel, bölgesel ve ulusal medya kuruluşlarında görev yapan basın mensupları ile bir araya geldi.
Ömer Günel tarafından Ali Baba Restaurant’ta gerçekleştirilen kahvaltılı basın toplantısına Kuşadası’nda görev yapan medya mensupları büyük ilgi gösterdi. Aday adaylığı süreci öncesinde meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, Kuşadası’nın ileri gelenleri ile bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduğunu açıklayan Belediye Meclis Üyesi Ömer Günel, “ Bu görüşmelerin ardından, partimin il başkanlığını ziyaret ettim. Ardından da ilçe örgütümüz ile görüştüm ve aday adaylığımı açıklama kararı verdim. Uzun zamandır devam ettirdiğimiz bir siyasi yolculuğumuz var 2002 yılından beri aktif siyasetin içerisindeyim 2004 yılında yaşadığımız bir yerel seçim süreci, 2008 yılında yaşadığımız ilçe kongre süreci 2009 da belediye meclis üyeliğine seçildiğim bir yerel seçim süreci ve 2012 yılında yaşadığımız delege seçime ve kongre süreci yaşadık “ dedi
6 Nisandan sonra Kuşadası’nda yepyeni siyaset anlayışının oluşacağına inandığını kaydeden Ömer Günel, “ Çünkü bizim inandığımız uğruna mücadele ettiğimiz değerler Kuşadası’nda özlenen arzulanan hizmet odaklı değerlerdir. Bunu sadece sözle değil, eylemde de göreceksiniz. Nihai hedefimiz belediye başkanlığı koltuğuna oturarak yarattığımız o değerler ile Kuşadası halkının özlemini çektiği belediye yönetimini oluşturmaktır. Basın bu şehirle ilgili fikirleri olan söylemleri olan kişileri ve siyasileri eleştiren aynı zamanda onara farklı bakış açıları sunan bir yapıdır. Biz bu siyasi yolculuğumuzda sizlerle sık sık bir araya gelip sizlerin fikirlerini almak istiyoruz. Bizler birbirlerini eleştiren, bu kent için önerilerle birbirlerini besleyen bir siyasi atmosferin peşindeyiz. Benim bu konudaki samimiyetimi sizlerle düzenli bir şekilde yapmak istediğim toplantılarda göreceksiniz. Yaklaşık üç aydır Kuşadası’ndaki sivil toplum örgütlerini kanaat önderlerini meslek odalarını ziyaret ettik ve etmeye devam ediyoruz. Bu ziyaretlerde bizim siyasi yolculuğumuzun çıkış nedeni olan hizmet odaklı yeni bir siyasi anlayışın meslek odalarında sivil toplum örgütlerinde ve kanat önderlerinde de oluştuğunu gördük. Kuşadası 20 yıldır arzuladığı yönetimi yöneticileri bulmuş değildir.Kuşadası’nın sorunları var ve bu sorunları radikal tedbirlerle çözecek bir siyasi anlayışa yeni bir yapıya ihtiyacı var. 2014 yerel seçimlerine çok az kala bu ihtiyaç doruğa ulaşmış durumdadır yapılan anketlerde karasız seçmenlerin oyu %60‘ları geçmektedir “ diye konuştu.
Ziyaret ettiği her kuruluşta, gittiği her yerde Kuşadası için alternatif bir yapının gerekliliğine değinildiğini vurgulayan Ömer Günel, “ Sizim bu çıkışımız bu açıdan gayet olumlu değerlendirildi. Bu durum bizleri mutlu ederken omuzlarımıza ciddi bir yük yüklemiştir biliyorsunuz ki bu mücadele uzun uğraş isteyen uzun emek isteyen her şeyden fedakarlık isteyen bir mücadeledir. Ben artık oğlumla burada olduğu gibi siyasi çalışmalarım sırasında görüşme imkanı buluyorum. Bizim çıkışımızı alternatif bir yol ortaya koyuşumuzu destekleyen yapılar bizleri cesaretlendirdi ve bizde arkadaşlarımla beraber CHP İlçe Binamızın önünde belediye başkanlığına aday adaylığımı açıklama kararı aldık. Bulundukları konumdan kaygılı olanlar koltuk derdine düşenler bizim çıkışımızı haince ve bölücü olarak nitelendirdiler. Onların demokrasiden haberleri yok demokrasiye inansalardı bu çıkışı sadece alkışlarlardı. Ben benden sonra çıkacak tüm Belediye Başkan Aday Adaylarını hangi partiden olurlarsa olsunlar bu demokratik tavırlarından ve cesaretlerinden dolayı alkışlayacağım. Siyaset cesaret ve fedakarlık gerektiren bir iştir bu fedakarlığı ve cesareti gösteren kişiler sadece alkışlanır. Biz çıktığımız bu yolda iddialıyız, biz şu an Kuşadası’nın en örgütlü siyasi yapısıyız, önemli bir partili gurupla hareket ediyoruz, danışmanlık aldığımız çok etkin yapılar var,bu gün bunları kısmen görüyorsunuz çok yakında onları daha fazla göreceksiniz.Bizler projelerini son dakikaya sığdıran siyasetçilerden olmayacağız.Projelerimizi kamuoyu ile paylaşacak onların eleştirilerini ve önerilerini alan bir siyasi profil çizeceğiz.Çünkü bu kentte söz söyleme hakkı sadece bizde değildir her kesin her kesimin fikirlerini görüşlerini alacağız. Bizi izleyin bizleri eleştirin bizlere soru sorun bizlerden asla cevabı hazır sorular almayacaksınız, bize bu soruları sorun diye sizlere asla yazılı kağıtlar dağıtmayacağız “ dedi.
Kahvaltılı basın toplantısında medya mensuplarından gelen soruları da cevaplandıran Ömer Günel, (Kuşadası’nın radikal çözümlere ihtiyacı olduğunu söylediniz. Siz Esat Altungün ile seçimi kazandınız ne oldu da o ekipten ayrıldınız? Neden seçim öncesi söylenen sözleri tekrarlamak gereği duyuyorsunuz? Orada kalıp sorunları çözemez miydiniz?) şeklindeki bir soruyu, “ Ben Esat Altungün ile seçimi kazanan ekibin içerisindeyim ve o listelerden meclis üyeliğine seçildim. Seçimler öncesi vermiş olduğumuzu sözlerin tutulması, projelerimizin yapılması için çok mücadele ettim.Bunu özellikle parti gurubumda yaptım.Çünkü parti disiplini, etiği bu mücadelemi ve eleştirileri,mi sokağa taşımama engeldir.Seçim öncesi verdiğimiz sözler yapmayı vaad ettiğimiz projeler gerçeklemediği için ben şu an buradayım. Siyasette liderin vizyonu, üslubu, yönetim şekli çok önemlidir. Çok başarılı bir Belediye Başkanı olan Yılmaz Büyükerşen’i Belediye Meclisine seçin eğer Belediye Başkanı istemiyorsa doğru çalışmıyorsa o meclis üyesi hiçbir şey yapamaz, hiçbir şeyi değiştiremez “ diye yanıtladı. Ömer Günel, basın mensuplarından gelen diğer sorulara da şu yanıtları verdi:
“ Ben her zaman CHP çatısı altında siyaset yaptım ve yapmaya devam edeceğim. Kuşadası’nda bizim dışımızda belediye başkanlığı aday adaylığı için geçen tüm isimler denenmiş kişilerdir. Buradan onlara sesleniyorum gelin bizlere destek verin çünkü siz bu işi zamanında başaramadınız. Bizim başarma iddiamız ve ihtimalimiz var. Gelin uzlaşmacı bir yapı ile bizlere destek verin,bilgi ve birikimlerinizden yararlanalım.Tüm bu iddiamıza ve çalışmalarımıza rağmen partim başka bir adayla seçimlere girmeyi tercih ederse kesinlikle CHP içinde siyaset yapmaya devam ederim. Ancak sizden bir ricam var bu soruyu partimde siyaset yapan diğer aday adaylarına da sorun.Biz belediye başkan aday adayı olursak onlar ne yapacaklar. Bana zarar verse bile bu seçim sürecinde partimi yıpratacak şeyleri asla söylemek istemiyorum. Ancak şunu bilmelisiniz ki biz kendiliğinden ortaya çıkan bir hareket değiliz. Her şey dört dörtlük yapıldı da biz bu işe çomak sokmadık.Bizler bir ihtiyaçtan dolayı yola çıktık.Bu kentin ihtiyacı var. Bu kentin iddialı radikal duruş sergileyecek kişilere ekiplere ihtiyacı var, bu kentin hizmete ihtiyacı var. Benim mevcut belediye yönetimiyle tek ayrılık noktam vardır o da hizmet anlayışıdır. Esat Altungün ile kesinlikle hiçbir kişisel husumetim yoktur ve olamaz. Bu kentin beklediği hizmet gerçekleşmemiştir. Her siyasi hareket toplumun ihtiyaçlarından doğar. İyi yönetilen,bu kentin beklediği kaliteli hizmeti üreten bir yapı olsaydı bizler bu gün burada olmazdık. Kuşadası için birçok proje hazırladık. Projelerimizi sırayla sizlerle paylaşacağız, projeleri hazırlayan teknik ekipler sizlere bu projeleri sunumlar şeklinde anlatacaklar. Sizlerden ve Kuşadası Halkından hiçbir şey gizlemeyeceğiz. Sizlere şunu söyleyebilirim projelerimizin temelinde küçük ve orta ölçekli esnaf var.Lokantacı var, tekstilci var, kuyumcu var, taksi şoförümüz var,bakkalımız, turistik eşya satıcımız var, Kuşadası sanayi sitesindeki marangozumuz, demircimiz,oto tamircimiz var.Kazanılan turizm gelirlerinin dengesini ve terazisini sağlayan küçük ve orta ölçekli işletmelerdir.Kuşadası’nda her yıl bin gencimiz işsizler ordusuna katılmaktadır.İstihdamı artırmak istiyorsanız küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumalı ve kollamalısınız.Bu işletmeleri kalkındırmak demek refah düzeyini artırmak demektir, mahallenin, sokağın kalitesini yükseltmek demektir,işsizliğe çözüm bulmak zenginleşmek demektir. AKP iktidarının CHP’li belediyelere baskı kurduğu sistemli bir şekilde onları itibarsızlaştırmak peşinde olduğu doğrudur. Hükümetin bu yaptığı ideolojik baskıların kabul edilir demokrasiyle uyuşur hiçbir yanı yoktur.Bir çok basın emekçisi meslektaşınızın tutuklu olduğunu biliyorsunuz.Times dergisi açıklama yapıyor ‘’AKP iktidarı Türkiye’de gazetecilerden bir hapishane kurmuştur’’ diye.AKP iktidarı süper başkanlık peşindedir.Özgür düşünce ve demokrasi nutukları altında baskı imparatorluğu kurulması asla kabul edilemez. Bir Belediye Başkanı yola çıkarken mevcut şartları doğru tahlil etmelidir.2009 da AKP iktidarı vardı, görünen o ki çok büyük bir değişiklik olmadığı sürece 2014 de de AKP iktidarda olacak.Bu koşulları bile bile seçilip sonra ben AKP baskısı yüzünden hizmet üretemiyorum çalışamıyorum diyorsan bu siyasi ahlaksızlıktır.Ben ileride üzerime yapılacak AKP baskısını bile bile Belediye Başkanlığına hazırlanıyorum.2014 seçimlerinde ben belediye başkanlığını kazanırsam, bu şehrin alamadığı hizmetlerin bahanesi olarak AKP iktidarının baskısını asla kullanmayacağım, bu bahanenin arkasına asla saklanmayacağım. Bu gün Kuşadası’nın 80 milyon(trilyon) bütçesi var. Fuat Akdoğan döneminde 11milyon TL açık veren bütçe şimdi 13 milyon açık veriyor.Bütçesi iyi kullanılmayan bir Kuşadası Belediyesi var.Belediyeyi devraldığımızda borç yaklaşık 90 milyon liraydı bu gün 170 milyon liradır. Kuşadası’nın birinci sorunu sıvı atık tesisi yani arıtmadır. Arıtmanın maliyeti 18 milyon liradır, ve biz Kuşadası belediyesinin bütçesi ile hiçbir yerden borç almadan arıtma tesisini rahatlıkla inşa edebiliriz. Kazmayı yarın vuralım ve bu önemli sorunu 4 yılda kendi bütçemizden hizmete sokalım, denizlerimizi ve geleceğimizi kurtaralım. Bu kentin şova ihtiyacı yok bu kent hizmete aç bu kent yatırıma aç bu kent projeleri hayata geçirecek kadrolara aç. Davutlar ve Güzelçamlı’nın Kuşadası’na bağlanıyor olması bizim için zorluk yaratmayacak tam tersine bizim açımızdan kolaylık doğuracaktır. Davutlar’da termal su çok önemli bir kaynaktır. Davutlar ve Güzelçamlı konumu itibarıyla bir çok yatırımın yapılmasına elverişli bölgelerdir. Oralarda bir çok projeyi hayata geçireceğiz.Örneğin orada bir dere var Adaçay deresi o dere ıslah edilirse başlı başına bir turizm değeri ortaya çıkar.Oraya çok güzel turizm yatırımları yapılabilir. Aydın Büyükşehir belediyesini Sayın Özlem Çerçioğlu ile CHP olarak biz kazanacağız. Burada üretilen doğru projelerin Büyükşehir engeline takılacağını asla düşünmüyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımızın aradığı onunla uyumlu çalışacak dinamik ekiplerdir. Kuşadası Belediyesi’nin bütçesi bir çok yatırıma yeterlidir. Bu gün belediye bütçesinin %72 si personel giderlerine gidiyor.İnsanları işe alıp 3-4 ay maaşlarını ödememek belediyecilik değildir.Kuşadası’na istihdam yaratacak projeleri çekmek zorundasınız.Böylece kimsenin belediye kapısını iş için aşındırdığı bir yapı kalmaz, işsizlik doğal olarak çözülür.İnsanları hizmet alım yapılan şirketler vasıtası ile işe alıp sonra onların maaşlarını ödememek çözüm değildir. Çözüm 12 ay düzenli iş imkanı sağlamaktan geçmektedir. Belediye Başkanları mucizeler yaratan sihirbazlar değildirler. Bizler planlı disiplinli ve doğru kararlarla Belediyeyi yönetmeliyiz.2009 seçimlerini kazandık ama işe nereden başlayacağımızı bilen bir kadromuz ne yazık ki yoktu. Eğer belediye başkanlığını kazanmadan önce bu konuya emek harcamadıysanız oraya vardığınızda bu işi başaramazsınız.Biz şimdiden o emeği harcıyoruz o mesaiyi yapıyoruz.Yani belediyeyi kazandığımızda işe nerden başlayacağını bilen bir ekiple oraya gideceğiz ve ertesi gün icraatlarımıza başlayacağız. Limandaki kaçak iş yerleri ile Setur’u birbiriyle kıyaslayamazsınız.Limandaki kaçak iş yerleri hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları var.Setur da ise imar mevzuatına aykırılık iddiası var.Yarın Setur konusunda kesinleşmiş bir mahkeme kararı getirin, ben Ömer Günel olarak hukukun ve mahkeme kararının yanında olurum.Ancak 15000 imzayı toplayıp mahkeme kararlarına rağmen ben burayı yıkmayacağım diyorsanız bunun hesabını sormak Kuşadası Halkı adına benim görevimdir. 15 bin imzayı toplayıp iktidara gelip sonra mahkeme kararlarını uygulamam diyemem ve asla demeyeceğim. Ben Belediye Başkanı olursam ne olursa olsun mahkeme kararlarını uygularım. Egeports’a bir önerim var hukuka aykırı yerleri kendiniz yıkın ve Kuşadası Halkı ile barışın. Bu durum Kuşadası Halkının adalet duygusunu zedelemiştir.Ben zenginin gücüne göre bir adalet tanımıyorum.Orada mahkeme karaları kesinleşmiştir Belediye Başkanına, Kaymakama, Valiye o kaçak yapıları yıkmak düşer. Yatırımcıya kırmızı halı sermek demek onların hukuksuzluklarına göz yummak demek değildir. Yatırımcıya kırmızı halı sermek demek onların projelerini hiçbir beklenti içinde olmadan hayata geçirme ortamı hazırlamak demektir. Benim Genel Başkanım mahkeme kararları uygulanmıyor diye oradan Samos’a geçmedi. Bu bir hukuki tavırdır ve ben de Sayın Genel Başkanımla aynı tavırdayım. Belediye önce görevini yapacak. Benim iki misyonum birbiriyle yarışırsa her zaman tercihim Kuşadası Halkının yanı onların çıkarları olacaktır. Ben bunları göze alarak siyasete soyundum ve Belediye Başkanlığına aday adayı oldum. Bu kente karşı işlenen suçların hukuksuzluğun her zaman karşısında oldun ve olmaya devam edeceğim “