Manisa Haberleri

Kategorilerimiz x-menu

Şehirlerimiz x-menu

Manisa İlçeleri x-menu

Dünya Şehirleri x-menu

Kurumsal x-menu

EL VE KOLTUK ALTI TERLEMESİNE AMELİYATLI ÇÖZÜM

Haber 06.04.2013 09:17 Cumartesi
Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahi Kliniği`nde Göğüs Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Yıldıray Bekar, el ve koltuk terlemesine karşı uyarılarda bulunarak vücudun sürekli aynı ısıyı koruyabilmesi için ter bezlerine önemli görevler düştüğünü söyledi.
İlkokuldan beri terleme yüzünden kağıt ve kalemleri eline alamadığından yakınan genç kız Opr. Dr. Yıldıray Bekar tarafından yapılan operasyonla sözkonusu sorunlarından kurtuldu. Avuç içleri, koltukaltı ve ayaklardaki terlemenin kişiyi sosyal yaşamda uyum sorunlarına yol açtığını kaydeden Dr. Bekar, terleminin zarar verici bir durum olmadığını belirtti.
Aşırı terleminin yapılacak operasyonla çözümünün mümkün olduğunu ifade edn Bekar "Terleme, derinin ıslak hale gelmesi sonucunda hem fazla suyun atılması hem yükselmiş vücut ısısının düşürülmesi için çalışan bir reflekstir. Sinir sistemimizin başlattığı, ter bezlerinin meydana getirdiği, bizim kontrol edemediğimiz faydalı bir aktivitedir. Fakat terleme her noktaya aynı oranda dağılmadığı ve bölgesel olarak farklılık gösterdiği zaman, örneğin avuç içleri, koltukaltı ve ayaklar gibi, sosyal yaşamda uyum sorunlarına yol açmaktadır. Yoksa terleme zarar verici bir durum değildir" dedi.
Aşırı terlemenin dünyada Güneydoğu Asya ülkelerinde daha fazla olmakla birlikte toplumumuzda yüzde 1-2 civarında olan tedavi gerektiren bir durum olduğuna dikkat çeken Bekar "Okul çağı itibarıyle başlamakta, çoğu zaman dönemsel bir farklılık olduğu zannedilmekte, fakat takiplerde hiç azalmadığı görülmektedir. Şişmanlık, diabet ve tiroid bezi hastalıklarının seyrinde aşırı terleme sıklıkla görülmektedir. El, koltuk altı, yüz ve ayaklarda kişiyi rahatsız eden, utandıran ve günlük aktivitelerini kısıtlayan miktarlardaki terleme, Aşırı terleme (Hiperhidrozis) olarak tanımlanır. Bu durumdaki terlemeler de tedavi gerekir. Terlemeyi sosyal ortamlar, heyecanlanmak ve psikolojik durum artırabilir. Hastaların yaklaşık yüzde 50'sinde terleme genetik geçişli bir hastalık olarak tespit edilmiştir" diye konuştu.
Sempatik sinir sistemi denilen sinir grubunun aşırı aktivitesi ile oluşan aşırı terlemenin kişiyi strese soktuğunu kaydeden Dr. Yıldıray Bekar "Bu olay gün içinde kesintilerle veya sürekli olacak şekilde devam eder. Kişinin günlük aktivitesini ve yaşam kalitesini etkiler. Kariyer tercihini değiştirebilir, arkadaş seçimini yönlendirir ve bireysel aktivitelerini kısıtlar. Bu hastalar, sırf tokalaşmamak için yeni biriyle tanışmaktan çekinir, pantolonlarının kenarı ellerini sildikleri için sürekli kirlenir, ıslaklık nedeniyle bilgisayar kullanamazlar, yanlarında sürekli ellerini silecek bir şeyler taşırlar, yanlarında yedek kıyafetler taşırlar, yazı yazarken ellerinin altına mutlaka peçete koymaları gerekir, gömleklerindeki ter izlerinden dolayı toplantılarda ceketlerini çıkartmak istemezler. Bu hastaların, sosyal hayatları ve psikolojileri etkilenmeye başladıysa ameliyat iyi bir çözüm olabilir" şeklinde konuştu.
Ameliyatın Göğüs Cerrahisi tarafından, kapalı ameliyat yöntemi (ETS) olarak bilinen bir ameliyat şekli ile gerçekleştirildiğini kaydeden Bekar, "Genel anestezi ile koltuk altından iki küçük kesi yapılır. Bu kesiden işlem yapmak için klip uygulayıcı ve kamera yardımıyla işlem tamamlanır. Ameliyat ile sempatik sinir fonksiyonu bölgesel olarak ortadan kaldırılır. Hasta ertesi gün taburcu edilerek bir hafta içinde çalışma hayatına döndürülebilir" ifadelerini kullandı.
aşırı terleme yaşayan hastaların bu hastalığı nasıl tedavi ettireceklerini bilmediğine de dikkat çeken Dr. Yıldıray Bekarn, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Bu hastalar, ne yapacağını nasıl tedavi olacaklarını bilmeden kendi çekingen ve duygusallıkları nedeniyle içlerine kapanmış, toplumsallıktan uzaklaşma eğilimine girmiş olduklarını ve bilgilendirilmeleri gerektiğini gördük. En son operasyonunu başarıyla tamamlayıp taburcu ettiğimiz hastamız, geldiğinde ellerinden su damlayan, koltuk altları aşırı terleyen birisiydi. Şimdi elleri ve koltuk altları kuru, ruhsal huzura kavuşmuş, heyecan ve kalp çarpıntısı eskiye göre azalmış olarak mutlu şekilde çalışmalarına dönmüştür."
İİkokuldan beri yaşadığı sorunundan ameliyatla kurtulduğunu belirten Erzurum Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi yüksek lisans öğrencisi Sibel M. ''İlkokuldan beri yaşadığım bir sıkıntıydı. Bütün yazılı kağıtlarım, ellerim terlediği için yıpranmaktaydı. Renkli kalemler elime bulaştığı için de çok can sıkıcı oluyordu. Fakat asıl sorun yaşımın ilerlemesiyle ve sosyal hayatımın genişlemesiyle başladı. Hiç bir yere rahatça dokunamıyor ve kimseyle tokalaşamıyordum. Ellerimin yanında artık kontrol edemediğim şekilde koltukaltı terlemelerim de başgöstermiş, açık renkli kıyafet giyemez olmuştum. Her şeyden önemlisi de, geleceğin akademisyen adayı olarak bu terleme sorunu yüzünden tedirgin, ürkek, korkak çekinen bir yapıya bürünmeye başlamıştım. Araştırarak bulduğum Op.Dr.Yıldıray Bekar tarafından yapılan ameliyatımdan hemen sonra benim için yeni bir dünyaya doğduğumu hissettim. Ameliyattan 1 gün sonra taburcu olurken, kendimi daha mutlu, daha güçlü, çekinmeyen, ürkekliği üstünden atan bir ruh halinde hissediyorum. Beni hertürlü rahatlatan bu ameliyatı, böyle sorunu olan herkese öneririm' açıklamasında bulundu. '