Manisa Haberleri

Kategorilerimiz x-menu

Şehirlerimiz x-menu

Manisa İlçeleri x-menu

Dünya Şehirleri x-menu

Kurumsal x-menu

AK PARTİ’Lİ ÇELİK: ’IRKÇILIK YERYÜZÜNÜN EN İLKEL HASTALIĞIDIR’

Haber 06.04.2013 14:06 Cumartesi
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, muhalefet partilerinin akil adamlar heyetine yönelik eleştirilerine tepki göstererek, “Kusura bakmayın biz çoğunluğu azınlığa ezdirmeyiz. Azınlığın çoğunluğa tahakküm etmesine de müsaade etmeyiz” dedi.
AK Parti Aydın İl Teşkilatı tarafından düzenlenen Siyaset Akademisi programına katılmak üzere Aydın’da gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, sivil toplum örgütü ve meslek kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda Çelik’e, AK Parti Aydın milletvekilleri Mehmet Erdem ve Gültekin Kılınç ile AK Parti İl Başkanı Sadık Atay ve AK Parti Merkez İlçe Başkanı Gökhan Ökten de eşlik etti. Aydın’ın Türkiye ekonomisi ve demokratik yaşamında çok önemli illerden bir tanesi olduğunu belirten Hüseyin Çelik, “Demokrasi mücadelesinde baş aktörlerden birisi Aydın ve Aydın’ın yetiştirdiği merhum Adnan Menderes’tir. Ülkesini farklı bir ilkime taşıyan Başbakan olarak mazlumen şehit edilmiştir. Bir demokrasi şehididir Adnan Menderes. Maalesef bizim ülkemizde zaman zaman böyle gariplikler oluyor. Biz önce Başbakanımızı asarız, sonra devlet töreniyle onu götürüp anıt mezara gömeriz. Bizim böyle de bir talihsizliğimiz var” diye konuştu.
Akil insanlar konusunu magazinleştirenin kendileri olmadığını söyleyen Çelik, herkesin beğendiği bir formülün henüz bulunmadığına işaret etti. Akil insanlar arasında toplumun her kesiminden bireyler olduğunun altını çizen Çelik, Türkiye’nin temsili demokrasi ile idare edildiğine ve bu oluşumda da farklı kesimlerin temsil edildiğine dikkat çekti. Heyette yer almak istemeyene zorlama yapamayacaklarını söyleyen Çelik, MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Turan Bulut’un “Bu listede soy özürlüler var” şeklindeki açıklamalarına da tepki göstererek, “Irkçılık yeryüzünün en ilkel hastalığıdır. Irkçılık bir hastalıktır, bir ruh hastalığıdır. Soy özürlülük ne demek arkadaşlar. Böyle bir kavramı siz düşünebiliyor musunuz? Bunu söyleyen adam ırkçı. Bu memlekette şuan güzel bir iklim var. Ha işimiz kolay mı, çok kolay değil. 30 senedir devam eden bir silahlı çatışma var. Tahrip etmek kolaydır, yapmak zordur. Biz kırılan gönüller var, bunları tamir etmek istiyoruz. ‘Yok kardeşim tamir etmeyelim, vuruşalım. Beş onlardan, iki bizden’ devam etsin mi bu? Yoksa bizim canımız sıkkında başımıza iş mi arıyoruz?” şeklinde konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun akil insanlar konusunun magazinselleştirildiği şeklindeki söylemlerini de eleştiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Başbakanımıza söylenen en hafif şey ‘hain’dir. ‘İhanet ediyor’ diyor. Kendi memleketi için sağlığından bile vazgeçen bir Başbakan’a sen çıkıp ‘hain’ diyorsun. Bu bir terbiyesizliktir. Bizim vatanperverliğimiz, bizim bu ülkenin üniter yapısı konusundaki hassasiyetimiz hiç kimseden daha az değildir. Onlar vatansever, bir hain olduk. Ben bunu bir türlü anlamadım. Biz deli falan mıyız? Onun için kim ne derse desin. Bu akil insanlar heyetini ona benzetiyor, buna benzetiyor. Akil insanlar heyetinin fonksiyonu ve yapacağı işleri sen Heyet-i Nasiha ile birbirine karıştırıyorsan tek kelimeyle söylüyorum yazıklar olsun.”
“CHP’NİN KAMERA MERAKINI ANLAMIYORUM”
CHP’nin Meclis’te komisyon oluşturmak için ısrar ettiğini ancak daha sonra bu komisyona üye vermekten bile çekindiğini anımsatan Çelik, CHP’nin aynı şeyleri ‘Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’ zamanında da yaptığını söyledi. CHP eski Genel Başkanı Baykal’ın Başbakan Erdoğan’a çeşitli taleplerde bulunduğunu belirten Çelik, “Sayın Baykal, o zaman ‘Gel ama bizim genel merkeze gelirsen olur. İki kişi ile gel. Kameralara kayıt ettireceğiz’ gibi talepler sundu. Bu CHP’lilerin bir kamera merakı var ama ben anlamadım. İlla kayıt ettirecek. Sayın Başbakan, CHP Genel Merkezi açıldığı zaman gidip ziyaret etti. İadeyi ziyarete gelmediler. Meclis’te komisyon kurduk, ‘Biz üye vermeyiz’ diyorlar. Kusura bakmayın biz çoğunluğu azınlığa ezdirmeyiz. Azınlığın çoğunluğa tahakküm etmesine de müsaade etmeyiz” diye konuştu.
“OKULA GİDERKEN TÜRKÇE BİLMİYORDUM”
Çelik, gazetecilerin “Kürt mesesi ile PKK meselesi eşit midir?” şeklindeki sorusu üzerine ise şunları söyledi:
“Ben Kürt’üm. Ben ilkokula 7 yaşında gittikten sonra Türkçe öğrendim. Ben ilkokula giderken tek kelime Türkçe bilmiyordum. PKK, maraza çıkarmayın Kürt’ü kabul etmiyor. PKK, en çok bizi tehdit ediyor. Bu memleketin 76 milyon insanını biz bir ve eşit kabul ediyoruz. Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının başımızın üzerinde yeri var. Biz Kürt faşizmini de ayaklarımızın altına alıyoruz, Türk faşizmini de. Irkçılık bizim yanımıza yaklaşamaz. AK Parti bu manada Türkiye’nin sigortası ve çimentosudur. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ndan AK Parti’yi çekin, o bölgeyi PKK’ya teslim ettiniz demektir. Biz iki bölgede de birinci partiyiz. Çünkü sağduyulu ve PKK gibi düşünmeyen Kürtler, AK Parti’ye oy veriyor. BDP’ye oy verenlerin büyük bir kısmı da tehditle bu oyu veriyor. Biz bunun için Kürt vatandaşlarımızın makul ve mantıklı isteklerini yerine getirdik, getiriyoruz ve getireceğiz. PKK istese de istemese de bunu yapacağız. Biz PKK meselesiyle Kürt meselesini asla bir görmedik ve görmeyeceğiz. PKK, küresel bir terör örgütü değildir. PKK bu bölgede faaliyet gösteren ama maalesef uluslararası bir boyut kazanmış olan bir örgüttür.”
PKK’nın çekilme süreci ile ilgili olarak da bilgiler veren Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:
“İşin magazinsel boyutunu bir kenara bırakalım. Başbakanımız şu saat, şu tarih diye bir zaman vermedi. Ama en kısa zamanda bu işi geciktirmeden, bu işi sulandırmadan bu meseleyi Türkiye bitirmek istiyor. Başkası ne söylerse söylesin, biz bir zaman telaffuz etmedik. Biz ‘en kısa zamanda’ diyoruz. Mümkünse bu ilkbahar, yaz aylarında bu iş bitsin istiyoruz. Nasıl olacağı önemli değil, bu iş bitebilir. Bu mesele sağlam ellerdedir ve bu mesele öngörüldüğü şekilde şimdiye kadar devam etti. Süreci tıkayan herhangi bir şey söz konusu değildir. Bu işi istemeyenler var ve zaman zaman ufak arızalar olabilir. Ama bundan vazgeçmemek lazım. Bu mesele birilerinizin zannettiği gibi Amerikan projesi falan değil. Herkes emin olsun, bu yüzde 100 yerli bir iradedir. Kimsenin telkiniyle hareket etmiyoruz, rahat olun.”