Manisa Haberleri

Kategorilerimiz x-menu

Şehirlerimiz x-menu

Manisa İlçeleri x-menu

Dünya Şehirleri x-menu

Kurumsal x-menu

GAZİANTEP’TE ’KENT EKONOMİLERİ FORUMU’ DÜZENLENDİ

Haber 06.04.2013 15:23 Cumartesi
Gaziantep’te düzenlenen Kent Ekonomileri Forumu’na katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Numan Kurtulmuş, “Eski Türkiye’yi yönetenler, elini sıcak sudan soğuk suya sokmadan devletin üzerinden para kazanmayı marifet zannettiler” dedi.
Tuğcan Otel’de düzenlenen “Kent Ekonomileri Forumu”na AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Ahmet Uzer, AK Parti Gaziantep milletvekilleri Nejat Koçer, Halil Mazıcıoğlu, Mehmet Sarı, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğul, Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Konukoğlu, GSO Meclis Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Gaziantep Naksan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Nakıboğlu, ve Gaziantepli işadamları katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’deki ekonomik duruma değindi. Kurtulmuş, “Türkiye’de ekonomi ile siyaset birbiri ile iç içedir. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Bir iktisatçı olarak söylüyorum, herhangi bir yabancıyı hiç bilmese, Türkiye’de ne zaman olağanüstü dönem olmuş, ne zaman askeri müdahaleler olmuş, hiç bilmese, ekonomik rakamları önüne versek, derki ‘şu tarihlerde Türkiye’de bir şeyler olmuş, şu tarihlerde Türkiye’de olağanüstü bir dönem olmuş, şu tarihlerde Türkiye’de demokrasiye müdahale edilmiştir’ diye çok rahatlıkla tarihleri bize söyler. Çünkü bu kadar açık bir şekilde Türkiye’de ekonomi ile demokrasi arasında maalesef ilişki vardır. Çünkü eski Türkiye’yi yönetenler, elini sıcak sudan soğuk suya sokmadan tam Anadolu tabiri ile çayın taşı ile çayın kuşunu vurdular, ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmadan devletin üzerinden para kazanmayı marifet zannettiler. Şimdi deniz bitti. Hem artık böyle bir şey devam ettirilemez hem de böyle bir şeyi devam ettirmeye hiç niyetimiz yok” dedi.
28 Şubat dönemine de değinen Kurtulmuş, “1978 yılında rahmetli Bülent Ecevit’i bir işadamları derneğimiz, vermiş olduğu bir takım ilanlarla hükümeti, hükümetten indirdiler. 28 Şubat döneminde de rahmetli Necmettin Erbakan’ın altından koltuğu alanlar, sadece tankları sokaklara çıkartıp, tankların şakırtılarını ortaya koyanlar değildi. Tam tersine bir takım devlet imkanları ile güçlenmeyi iktisat yönetimi zannedenler, böyle olmayı bir iş adamlığı meselesi olarak görenler, rahmetli Erbakan’ın altından milletin verdiği koltuğu alırken, palet şakırtılarının üzerinden kendi kasalarını doldurmanın hesabı içinde oldular. Aynı şekilde rahmetli Turgut Özal’a Türkiye’nin en büyük gazetesinin sahibinin ‘artık sen kafayı yedin, kalp ameliyatından sonra halin değişti’ diyerek hakaret dolu yazılar yazdığını hatırlıyoruz. Bütün bu devirler geride kaldı” diye konuştu.
2007 yılında AK Parti’nin kapatılması için de uzun uğraşlar verildiğini söyleyen Numan Kurtulmuş, “Hatırlayın, 2007 yılında AK Parti’ye kapatılma davası açıldı, direkten döndü. AK Parti’nin kapatılmasının temelinde yatan neden de öyle irtica ve sayre dinle ilgili tartışmalar değil, onlar milletin işinin görülür kısmı, milleti kamplaştırmak için söylenen şeyler. Ama işte bu söylediğim zevatın, bu elitlerin ekonomik güçlerinin azalmasını gördüler, Anadolu’nun, Anadolu insanının güçlenmekte olduğunu gördüler. Onun için kapatma davasını belki açtılar. Böyle baktığımız zaman biz Türkiye’nin siyasi olarak ta reformlarını tamamlamak mecburiyetindeyiz” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE’NİN YENİ BİR ANAYASAYA İHTİYACI VAR”
Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Anayasa değişikliği demiyorum. Anayasa çok değişti. Anayasalar sadece hukuk metinleri değildir, anayasalar bir felsefedir ve bir yönetim şeklini ortaya koyarlar. 12 Eylül Anayasası’nın da bir felsefesi vardır. 12 Eylül Anayasası, millete dayanmayan, milleti bırakırsan kendi başına davulcuya, zurnacıya kaçar. Dolayısıyla milleti kontrol eden bir sistemi koymuş olan anayasadır. Bu sistemi değiştirmeden, bu yapıyı ortadan kaldırmadan, yeni bir anayasa ortaya koymadan Türkiye’nin ekonomik anlamda da atılım yapması mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Terör sorunu ve çözüm sürecine de değinen Kurtulmuş, “Türkiye’de başta terörün sona erdirilmesi olmak üzere, Türkiye’de gerçekten barış ortamının tam manasıyla sağlanmasıdır. Son günlerde çok şükür çözüm sürecinde çok ciddi mesafeler alınıyor. Çözüm sürecinin hiçbir provokasyona uğramadan en kısa zamanda neticelendirilmesini ümit ediyoruz. Bu büyük bir mesafe almamızı sağlayacaktır. Başta Gaziantep olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerimiz, gerçekten olağanüstü yüksek bir düzeyde kalkınmaya neden olacaktır. Doğu bölgesinde bulunan illerimiz yeni Gaziantepler, yeni Denizliler, yeni Uşaklar, yeni Manisalar, çıkacaktır. Bunu ümit ediyoruz. Terör meselesi, sadece tek başına PKK’dan ibaret olsaydı zaten 30 yıldan beri çoktan çözülürdü. Terör, uluslararası terör siyaseti dediğimiz bir gerçektir. Terör örgütlerinin dünyanın her yerinde arkasında mutlaka bir takım bölgesel ve küresel güçlerin lojistik destekleri vardır, istihbarat destekleri vardır, ekonomik destekleri vardır, silah destekleri vardır. PKK içinde böyle olmuştur. Geçtiğimiz günlerde Milli Savunma Bakanlığımız, Genelkurmay Başkanlığı kaynaklı bir açıklama yaptı. Bin 200 tanesi yurt içinde, 3 bin tanesi yurt dışında olmak kaydıyla toplam 4 bin 200 tane militan var. Bir dönem içerisinde militan sayısı 5 bini hiç geçmemiş. Bir taraftan 5 bin kişilik militan kadrosu, diğer taraftan bir zamanlar 1 milyona yaklaşan, şu sıralarda 700 bin civarında olan Türk Silahlı Kuvvetleri, özel kuvvetler, polis, Emniyet Teşkilatımızı üstüne koyun yine 1 milyon ediyor. Böyle bir şey olabilir mi, 5 bin kişi bir tarafta, 1 milyon kişilik dünyanın en iyi ordusundan birisi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bir tarafta ve 30 yıldır terör devam ediyor. Destekler var, dış destekler var. Şimdi bütün bunların sona ermesi lazım. Sonuçta Türkiye böyle bir tarihi fırsatı yakaladı. Terörün sona ermesine inşallah ramak kaldı. Bu Türkiye için fevkalade önemli bir süreçtir. Çözüm üretmeyenler, ‘aman terör bitmesin’ telaşı içinde görünenlere, ben hiç politik bir kimlikle söylemiyorum, çünkü istedik ki burası sivil bir yer olsun ama Türkiye’nin dertleri ile dertlenen birisi olarak şunu söylemek istiyorum. Terörün bitmesi ile ilgili teklifiniz nedir? 30 yıldır sadece vurmakla, kırmakla, bombalamak ile bitmiş olsaydı, 25 bin PKK’lı öldürülmüş. Bu şu demektir, 5 kere dağ boşaltılmış, 5 kere daha dağa teröristler çıkmış. 55 kere dağı boşaltsanız, 55 kere daha yine dolacak. Mühim olan terörün kaynaklarını ortadan kaldırmak ve bu ülkede barış ve kardeşlik ortamını ortaya koymaktır. Bu 30 yıl içerisinde 32 bin kişi de hayatını kaybetmiştir. Bunların içinde 7 bin tanesi güvenlik kuvvetlerimiz, sivil memurlarımız. Yazık günah değil mi? Bu milletin insanları, maalesef bir kirli oyun sayesinde bu kadar çok insanımız hayatını kaybetmiştir. Bir kişinin dahi canının hesabı yok. Yani ona bütün dünyanın servetlerini verseniz karşılayamazsınız. Onu onun için bir kenara koyuyorum. Ama terör dolayısıyla Türkiye’nin teröre 300 milyar dolarlık bir maliyetimiz var. Bu ne demektir biliyor musunuz? Eğer 300 milyar doları Türkiye gerçekten teröre harcamasaydı, bugün Türkiye’nin milli geliri 20 bin dolar seviyesinde olurdu” ifadelerini kullandı.
Yapılan açılış konuşmaların ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.