Manisa Haberleri

Kategorilerimiz x-menu

Şehirlerimiz x-menu

Manisa İlçeleri x-menu

Dünya Şehirleri x-menu

Kurumsal x-menu

KÖPRÜ FACİASINDA ÖLENLERİN AİLELERDEN ’SORUŞTURMA’ TEPKİSİ

Haber 06.04.2013 18:15 Cumartesi
Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde, geçen yıl 6 Nisan'da meydana gelen köprü faciasının 1'inci yıldönümünde, ölen 15 kişinin bazı yakınları yetkililere tepkilerini dile getirdi.
Çaycuma ilçesinde, geçen yıl 6 Nisan'da meydana gelen köprü faciasında ölen 15 kişinin bazı yakınları yetkililere tepkilerini dile getirdi. Ölenlerden Kadın Saraç, Serdar Saraç, İsmail Örenbaş, Alim Başören, Hayriye Güner'in yakınları, faciada annesi Meryem ve babası Mehmet Başören'i kaybeden Muhammet Tarık Başören'in evinde toplanarak, avukatları Malik Uçar ile birlikte Çaycuma'nın Yolgeçen köyünde basın toplantısı düzenledi.
İstanbul Aydın Üniversitesi Afet Eğitim ve Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Kubilay Kaptan da toplantıya telefonla katılarak, 60 yıllık köprünün bakım ve onarım görmemesi nedeniyle facianın meydana geldiğini iddia etti. Kaptan, "Köprüye hiç bakım yapılmazken, ek asfalt yapılıp yükü artırılmıştır. Köprünün yıkılacağı o kadar ortadaydı ki bunu kimse göremedi" diye konuştu.
Avukat Malik Uçar da faciayla ilgili Çaycuma Belediyesi, Karayolları ve DSİ için soruşturma izni verilmemesine tepki gösterdi. Av. Uçar, “Olay sonrası evlerine ziyaretler geliyor, 3 ay sonrası soruşturma izni verilmiyor. Programa da davet edilmeleri gerekirdi. 6 Nisan 2012'de köprü faciası nedeniyle hayatını kaybedenlerin yakınları bir araya geldiler. Bugün köprü faciasının yıldönümüdür. 1 yıl önce Cuma günü çok daha fazla insanın ölme ihtimali varken, bir minibüs insanın ve diğer yayaların 15 kişinin ölümüyle sonuçlanan afet denilen bir olaya tanıklık ettik. İlk günden itibaren ölenlerin yakınları bu süreci takip ettiler. Bu acının da bir karşılığı olmalı diye düşünerek soruşturma sürecini takip ettiler. Adli makamlar süreci titizlikle araştırdılar” dedi.
Faciada anne ve babasını kaybeden Muhammet Tarık Başören ise, “Bir ay kadar önce vali ile görüştüğümüz zaman yerel bir gazetede haberini almıştım. Valiye sitemde bulundum. Olay olduktan itibaren yerel basından ve internetten kazayı takip ettim. Beni yaralayan bir başka husus da şudur. 15 kişi vefat etti. Biz 2. köprüyü yapıyoruz. Törenle kurban keserek inşaatına başladık, temelini attık. Bir yılda olacaktı 3 ayda bitirdik. 2 köprü yetmiyor 3. köprüyü yapacağız. Açılışına Başbakanı davet edeceğiz. Ağaç dikeceğiz anıt dikeceğiz. Benimle ve annemle babamla alakalı rahatlatacak hiçbir ifade olmamasına rağmen, hala bu olaydan prim kazanmak isteyen, bu olaydan kar etmek isteyen, bunu kendi yatırımında kullanmak isteyen şahıslar, kurum ve kuruluşlar bizi daha da rahatsız etti. Yetkililerden bir tane bana, burada bulunan arkadaşlarımıza, yakınlarımıza davet gelmedi. 15 tane ağaç dikileceği söyleniyor. Her vefat eden adına bir ağaç dikilecek, annem babam var orada, ben aslında o ağacı kendim dikmek isterim, altında dua okumak isterim. Böyle bir törene davet edilmedik” şeklinde konuştu.
Faciada hayatını kaybeden Alim Başören’in kızı Azize Dirlik ise, “Benim babam öldü, suçlular kimse bulunsun. Ben bulunmasını istiyorum, bize acı çektirenler de acı çeksinler ve cezalarını çeksinler” dedi.
Kayıp yakını Mustafa Örenbaş da, “O araç bende olsaydı, ben köyüme çalışsam, yolcu mu buraya taşısam, benim Antalya’da ne işim var? Annem yalnız yaşıyor bakıma muhtaç bir insandır. Ben de Antalya’da kalmak istemiyorum” dedi.