Manisa Haberleri

Kategorilerimiz x-menu

Şehirlerimiz x-menu

Manisa İlçeleri x-menu

Dünya Şehirleri x-menu

Kurumsal x-menu

BAŞBAKAN ERDOĞAN’DAN KILIÇDAROĞLU VE BAHÇELİ’YE ELEŞTİRİ

Haber 07.04.2013 12:53 Pazar
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Siyaset de iktidar da korkaklara göre bir yer değildir. Başkan olma şansları almadığı için başkanlık sistemini istemiyorlar" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Kurulu’na katıldı. Toplantıda konuşan Başbakan Erdoğan, büyüme rakamlarını değerlendirdi. Dünyada gelişmiş ekonomilerin ciddi oranda daraldığı dönemde Türkiye’nin 2.2 oranında büyümesinin önemli bir başarı olduğunu söyleyen Erdoğan, “2012 yılında Belçika ekonomisi yüzde 0.2 oranında küçüldü. Çek Cumhuriyeti 1.3 oranında daraldı. İtalya ekonomisi 2012 yılında yüzde 2.4 oranında daraldı. İngiltere ve ABD’nin bizim kadar büyüdüğüne, Japonya’nın büyüme oranının yüzde 2’de kaldığına şahit olduk. Dünyada böyle daralma yaşanırken Türkiye yine pozitif bir büyüme kaydetti” şeklinde konuştu.
TUMSİAD üyelerine 3 çocuk nasihatini yenileyen Başbakan Erdoğan, “Bu hafife alınacak bir konu değil. Bizim nüfus artış hızımızın kesinlikle yüzde 2’nin üzerinde olması şart. Eğer daha aşağı düşersek 2040 yılı bizim için tehlikedir. Çünkü yaşlanmış bir nüfusla kalkınma olmaz. Genç dinamik nüfusla kalkınma olur. Ekonominin sırrı insandadır. Genç dinamik insanınız varsa o ülke alır başını gider. Biz şu anda eğer güçleniyorsak bunun tek sebebi genç nüfusumuzun oluşundandır” diye konuştu.
Başbakan Erdoğan toplantıya katılan Faslı bir bakana da 3 çocuk önerisini yineleyerek, “Siz de sakın azaltmayın, aynı şekilde çoğaltın” dedi.
“SİYASET DE İKTİDAR DA KORKAKLARA GÖRE DEĞİLDİR”
İşdamlığının ve siyasetçiliğin cesaret isteyen mevkiler olduğunu söyleyen Erdoğan, “Eğer korku varsa büyüme olmaz. Korku tereddüt varsa risk alınmaz. İşadamı iş dünyası ne kadar cesur olursa ne kadar yürekli olursa ne kadar girişken olursa risk alırsa başarı da o kadar yüksek olur. Aynı şey siyaset için de geçeli. İktidar için de geçeri. Siyaset de iktidar da korkaklara göre bir yer değildir. Siyasetçi korkar ise, başbakan bakan milletvekili korkarsa o ülke ileri doğru tek bir adım atamaz. Onun için bürokratik oligarşi çok tehlikelidir. Çünkü bürokrat ürkektir korkaktır. Taşın altına elini koymaz risk almak imza atmaz. Bu ülkede siyasetçinin alması gereken riski bürokrat almaz ise, bir yere varılmaz Biz bunu kıra kıra geliyoruz. Bunu tam anlamıyla başaramadık birçok yerde önümüzde hala engeller var. Risk alınmasa, girişken olunmazsa, heyecan, coşku, aşk olmaz ise o ülke ileri tek adım atamaz” şeklinde konuştu.
“BU CAN BU BEDENDE OLDUKÇA, BU YOLDA KOŞMAYA VE ÖLMEYE HAZIRIZ”
Türkiye’nin geçmiş hükümetler döneminde çekingenliğin ve ürkekliğin faturasını ödediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:
“Değişimden korktular, yatırımdan üretimden reformdan, en önemlisi özgürlükte korktular. Hükümet olarak biz de risk almayabilirdik. Hükümet olarak biz de idare-i maslahatı bir yöntem olarak tercih edebilirdik. Biz de değişim yerine statükoya yaslanmayı seçebilirdik. Reform risktir hiçbir riski yüklenmeyebilirdik. Milleten yetki alır koltuğumuzda oturur geçici tedbirlere rehavet içinde günümüzü gün edebilirdik. Ülke ülke dolaşaya ne gerek var rahatça sıcak koltuğumuzda oturabilirdik. Ama yok dedik ki bütün dünyayı dolaşacağız. Alacağız iş adamlarımız yanımıza onlarla birlikte fellik fellik dünyayı dolaşacağız. Zaman zaman bazı dostlar bizi sevdikleri için nasihat ediyorlar. ‘Başbakanım bu kadar kendini yorma’ diyorlar. Bu sevgilerinden dolayı Allah razı olsun ama bu can bu bedende oldukça biz bu yolda koşmaya, ölmeye hazırız”.
“BAŞKAN OLMA ŞANSLARI OLMADIĞI İÇİN BAŞKANLIK SİSTEMİNİ İSTEMİYORLAR”
Konuşmasında Başkanlık sistemini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ana muhalefet ve yavru muhalefetin lideri ‘bize parlamenter sistem yeter başkanlık sistemi de nereden çıktı. Bunlar padişahlık özlemi içinden’ diyorlar. Bunların çıkaracakları adayların başkan olma şansını görmedikleri için bu endişeyi taşıdıkları için buna sıcak bakmıyorlar. Parlamenter sistem dediğin zaman başkanlık sisteminde parlamento yok mu. Hem iki dereceli olanı da var tek dereceli olanı da var. Amerika’da parlamenter sistem yok mu. Almanya Fransa yok mu var. Kendilerini göre uygulama sistemi var o ayrı. Buna hazımları yok. Acaba diyorlar bu ülkede bizim böyle bir başkanlığı kazanma şansımız olur mu bunun hesabını yapıyorlar. Çalış senin de olur. Çalış belki sen de kazanırsın. Ne var bu başkanlık sisteminde. Az önce bürokratik oligarşi dedik ya. İşte orada bürokratik oligarşinin elini başkanlık sistemi çok daha rahat kırar. Karar alma çok daha seri bir noktaya gelebilir. Yoksa parlamentonun kontrol mekanizması başkanlık sisteminde Türkiye’den şu anda daha güçlüdür. Biz şu anda bir çok şeyi başbakan olarak bakanlar kurul olarak rahat halledebiliyoruz. Başkanlık sisteminde ABD’yi misal verelim.Bir helikopter bir ülkeye hediye etmeye kalksa onu kongreden geçirmesi lazım. Ama biz böyle bir şeyi bakanlar kurulu kararı ile halledebiliriz. Bizim derdimiz Türkiye’yi şu anda çok daha ileri noktalara nasıl ulaştırabiliriz. Başkanlık sistemine karşısınız hadi gelin o zaman partili başkanlık sistemi yapalım. Cumhurbaşkanı partili olsun. Cumhurbaşkanlarının zayıf olması da doğru değil. Partisi onun arkasında durur onu güçlü kılarsa. Yürütmenin başı cumhurbaşkanı ama arkasında parti vesaire yok. Bu doğru bir yaklaşım değil. Şu anda Fransa yarı başkanlık sistemi. İşte o partiil cumhurbaşkanlığı sistemidir Fransa’daki. Ama bunu ne ana muhalefet başı bilir ne yavru muhalefet başı bilir. Biz de diyoruz ki gelin Türkiye’de de bunu yapalım. Ama ülkenin geleceğine yönelik sorumluluk mevkiinde olmak çok önemli. Sorumluluk mevkiinde olmamak sırtında yumurta küfesinin olması şartı. Bunlar boş küfeyle dolaşıyorlar. Bunu halletmemiz lazım”.
Erdoğan, konuşmasında, İsrail’in Türkiye’den özür dilemesine de atıfta bulunarak, “Gündemi belirlenen değil gündem belirleyen bir Türkiye var. Diz çöken değil, boynunu büken değil, hakkını söke söke alan savunan ve koparıp milletine teslim eden bir Türkiye var. Türk lirası ile pasaportu ile ay yıldızlı bayrağı ile saygın dikkate alınan bir Türkiye var” ifadelerini kullandı.
“1 MİLYONA TUVALETE GİDER HALE GELDİK”
Tayyip Erdoğan, geçmiş hükümetler döneminde TL’ye eklenen sıfırları da hatırlatarak, “Eskiden biz tuvalete 2.5 kuruşa giderdik. O zamanlar milyoner kimdir dediğiniz zaman ‘1 milyonu olan zengindir’ denirdi. Milyarder dedin zaman parmakların sayını bulmazdı. 1 milyona tuvalete gider hale geldik. Altı tane 0 atıyoruz dediğimizde mümkün değil dediler. O zamanın meşhur köşe yazarlarından birisi hala da şöhretim diye geçiniyor. Bunlar bu altı sıfırı atsınlar ben taksimde anıracağım dedi hala anıracak. Herhalde şimdi de bulundukları yerde o işi yapıyorlar” diye konuştu.
BAHÇELİ’YE YUNUS EMRE ŞİİRİYLE GÖNDERME
Çözüm sürecinde MHP’nin tutumunu eleştiren Başbakan Erdoğan, MHP Lideri Bahçeli’ye Yunus Emre’nin şiiri ile seslendi. Perşembe günü akil insanlar heyeti ile yapılan görüşme sonrası MHP’nin açıklamalarını hatırlatan Erdoğan, “Süreç devam ediyor. Perşembe akşamı akil insanlar adını verdiğimiz heyet ile toplantı gerçekleştirdik. Her görüşten arkadaş vardı. Hep birlikte dedik ki ‘kan dursun’ Bunun için ne yapılabilir bunları istişare ettik. Ertesi gün MHP Genel Başkanı çıktı zehir zemberek bir yazılı açıklama yaptı. Hem bize hem o heyete hakaretler yağdırdı. Yetmedi MHP Milletvekili çıktı son derece densiz bir şeklide insanlıktan nasibin almayanlar yapacağı şekilde o heyetteki arkadaşımızdan birinin etnik kökeni üzerinde aleni faşizm sergiledi. Susuyor olmazı sabrımızdandır, sabrın da sınırı vardır. MHP Genel Başkanı’nı edebe davet ediyorum. Yunus ermenin çok güzel şiiri var. ‘Ehli diller arasında aradım, kıldım talep. Her hüner makbul imiş, illa edep illa edep’” dedi.