Manisa Haberleri

Kategorilerimiz x-menu

Şehirlerimiz x-menu

Manisa İlçeleri x-menu

Dünya Şehirleri x-menu

Kurumsal x-menu

KERRY VE DAVUTOĞLU SORULARI CEVAPLADI

Haber 07.04.2013 15:22 Pazar
İsrail’in özür dilemesi konusundaki soruları yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, “Sayın Bakan zafer tonunda konuşmaları engelleyeceklerine dair bana söz verdi. Bunu her iki ülke için de gerekli olduğunu düşünüyoruz” dedi. Davutoğlu ise tazminat ile ilgili görüşmelerin psikolojik faktörlerden uzak yapılması gerektiğine dikkat çekerek, “Türkiye’nin tazminat konusunda desteğe ihtiyacı yok ama ortada işlenen suçun hesap sorulabilirliği çerçevesinde değerlendirilmesi var” dedi.
Ortak basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kerry, İran’ın nükleer programı ile ilgili bir soru üzerine, “Ashton ve yardımcısı yapılan görüşmelerde bir boşluk kaldığını ancak bunu kapatacaklarını belirttiler. Ama kapı hala açık görüşmeye devam etmek ve orta bir zemin oluşturmak çok önemli. Bu süresiz bir süreç değil, sonuçsuz bir süreç de değil. Yalnızca erteleyebilirsiniz. Bizim arzumuz diplomatik bir çözüm bulmak. Bu seçim İran halkının elinde. Barışçıl bir nükleer programı varsa o zaman barışçıl bir süreci takip ediyorsunuz demektir. İran’ın giderek artan şekilde izole olmasının sebebi onlar uluslararası standartlara uymayı reddetmesidir. Uluslararası komite yalnızca ABD değildir. BM çatısı altındaki ülkeler bir araya geldiler ve İran’a ‘eğer programınız barışçıl ise lütfen mantıklı adımlar atın’ dediler. Diplomasi zaman ve sabır gerektirir. Seçim dönemini yaklaşıyor. Bu da durumu ve seçimleri karmaşık hale getiriyor. Başkan diplomatik kararları denemeye kararlı. Diplomatik bir çözümün bulunacağına inanıyoruz” dedi.
Kerry, Türkiye İsrail arasındaki Mavi Marmara özrü konusunda ise şunları söyledi:
“İsrail Türkiye ilişkilerinin koşullarını ya da şartlarını ABD belirleyemez. Türkiye’nin gereksinimleri kendi süreçleri ile ilgilidir. Biz bu ilişkinin Ortadoğu’nun istikrarı için hayati önem taşıdığını, barış süreci için hayati önem taşıdığını düşünüyoruz. Bunu gerçekleştirebilmek için anlaşmanın koşullarının tam olarak yerine getirilmesi, büyükelçi yerine dönmeli, ancak zamanlama bize kalmış değil tarafları ilgilendiren durum. Sayın bakan bana açık şekilde belirtti. Zafer tonunda konuşmaları engelleyeceklerine dair bana söz verdi. Bunu her iki ülke için de gerekli olduğunu düşünüyoruz. ABD Başkanı, Türkiye Başbakanı ve İsrail Başbakanı Netanyahu bu telefon konuşmasına isteyerek katıldılar. Yapılan yorumlar genel havayı ve iki tarafın kararlılığını gölgelememeli. İki taraf da daha büyü amaca, barış sürecine odaklanmalı. İnsanları kaybetmenin ne olduğunu biliyoruz. Bu istenen bir durum değil. Aileler ile görüşüyoruz. Önümüzdeki günlerde bu konu uygun şeklide çözüleceğine inanıyorum. Bu şekilde bu konuyu arkada bırakacağız ve önümüzdeki zorluklarla mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE’NİN TAZMİNAT KONUSUNDA DESTEĞE İHTİYACI YOK”
Dışişleri Bakanı Davutoğlu ise ABD Başkanı Obama ve Dışişleri Bakanı Kerry’nin Türkiye ile İsrail arasındaki önemli bir sorunun aşılması için yoğun çaba sarf ettiğine değinerek, “O günlerde yoğun bir diplomatik trafik yaşadık. Bu konuda herkesin şunun farkında olması lamız. Mavi Marmara’da yaşanan bir acı var. Aileler ile geçtiğimiz görüştüm. Hala bu acının ailelerde derin izler bıraktığını gördüm. Önemli olan rasyonel ama ilkeli adımlar atarak bahsedilen 3 temel şart hususunda ilerlemeleri sağlamak. Şimdi tazminat ile ilgili görüşmeler yapılacak. Bunun psikolojik faktörlerden uzak olarak yürütülmesi önemli. Türkiye’nin tazminat konusunda desteğe ihtiyacı yok ama ortada işlenen suçun hesap sorulabilirliği çerçevesinde değerlendirilmesi var. Ambargonun kaldırılması konusunda bir süreç işliyor. Nihayetinde Türkiye ilkeli bir politika takip etmiştir. Bundan sonra da bu politikayı sürdürecektir” ifadelerini kullandı.
Kerry, Suriye konusundaki gelişmelerle ilgili olarak, “Geçiş sürecini en az şiddetle hızlı şekilde sağlamaya çalışacağız. Bu durumun insani kriz açısından önemli çok büyük. Lübnan, Türkiye ve Ürdün’deki sığınmacılar zor koşullar altındalar. Önümüzdeki hafta bu durum açıklık kazanacak. Esad’ın hesaplarını değiştirmek için kararlıyız. Barışçıl bir geçiş sürecinin olmasını ümit ediyoruz. Bu olası ama gerçekleşmez ise Suriye halkına yaptıklarını bir daha yapmaması için elimizden geleni yapacağız” şeklinde konuştu.
Filistin sorununun çözümü konusundaki bir soru üzerine Dışişleri Bakanı Davutoğlu, şöyle konuştu:
“Türkiye her zaman bölgede yaşayan halkların özgürlüklerine saygı duyulan ve herkesin güvenliğinin teminat altına alındığı, bu anlamda da güvenli sınrlar içinde Filistin’in özgürlüğüne kavuştuğu bir çözümü her zaman desteklemiştir. Bütün Ortadoğu barış süreci iki devletli çözüm temeline dönük olmalı. Temel hedef 1967 sınırları içinde bir Filistin devletinin en kısa sürede kurulması, yaşayabileceği şartların sağlanmasıdır. Bu olması halinde bölgedeki genel değişimle birlikte bölgede siyasi diyaloga, karşılıklı etkileşime bağlı yeni bir Ortadoğu doğacaktır ki hepimizin temel hedefi budur.”