Manisa Haberleri

Kategorilerimiz x-menu

Şehirlerimiz x-menu

Manisa İlçeleri x-menu

Dünya Şehirleri x-menu

Kurumsal x-menu

TÜRK-ALMAN ENERJİ FORUMU (1)

Haber 12.04.2013 13:56 Cuma
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’nin seçtiği enerji politikalarının artık hükümetlerden hükümetlere değişen değil, aynı zamanda devlet politikası haline gelmiş politikalar olduğunu söyledi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen Türk-Alman Enerji Forumu’na Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Almanya Federal Ekonomi ve Teknoloji Bakanı Philipp Rösler, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile iş adamları katıldı. Yıldız, forumda bir konuşma yaptı. Konuşmasına, Almanya Federal Ekonomi ve Teknoloji Bakanı Philipp Rösler ve beraberindeki heyeti Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan Yıldız, Türkiye ve Almanya arasındaki işbirliğinin artarak devam edeceğini belirten Yıldız, somut ve sonuç odakları projeleri de bundan sonraki toplantılarda da işleyeceklerini söyledi. Almanya’nın teknolojide geldiği seviyenin farkında olduklarını dile getiren Yıldız, Almanya’nın etkileyici ihracat rakamlarının, teknolojik birikiminin son derece önemli olduğunu vurguladı. Almanya’nın taşlarının yerine oturmuş bir ülke olduğunu, üretime dönük olmayan alt yapı çalışmalarını yıllar önce bitirdiğini sözlerine ekleyen Yıldız, “Bunun çok önemli avantajları var. İleriye doğru atılmanın, ileriye doğru hamle yapmanın avantajlarını yaşıyor Almanya. BU birçok ülkenin içinden geçtiği bir süreçtir. Almanya’nın geldiği nokta yalnızca Avrupa’da değil, dünyada son derece seçkin bir nokta. Almanya ile işbirliğinin bu açıdan çok fazla önemi var” diye konuştu.
“TÜRKİYE SON 10 YILDA CİDDİ BÜYÜMELER GERÇEKLEŞTİRDİ”
Türkiye’nin son on yılda ciddi büyümeler gerçekleştirdiğinin altını çizen Yıldız, konuşmasına şöyle devam etti:
“Türkiye büyüyor. Bir yandan da kamunun yatırımları özel sektörle makul oranda paylaşılıyor. Onların bir kısım modellemeleri var. Elektrik dağıtımında, doğalgaz dağıtımında, elektrik üretim sistemlerinde değişiyor. Ülkenin büyürken değişim göstermesi o ülkenin idaresini konan irade açısından son derece dikkat isteyen bir konudur. Bazı ülkeler değişirler ama büyümelerini tamamlamışlardır. Bazı ülkeler büyürler ama o esnada değişim göstermezler. Türkiye’nin son on yıldaki hükümetleri bu süreci ikisini beraber yürütmek zorundadırlar. Geldiğimiz rakamlar dünyanın ilk 17 ekonomisi arasında yer almamız bunun başarılı bir şekilde devam ettiğini gösteriyor. Bu çalışmalar gerekliydi. Ama yeterli mi, hayır bu çalışmalar yeterli değil. Bizim artık yükselme çıtasını gelişmiş ülkelerle beraber yapacağı işbirlikleriyle donatması gerekiyor. Ben sayın Rösler’in son derece dinamik iradesini ve herhangi bir bu konuda sıkıntıyı düşmeksizin göstermiş olduğu refleksleri fark etmemek mümkün değil, o açıdan kendisini tebrik ediyorum. Almanya ekonomisine ve enerjisine koyacağı çok büyük katkıların olduğuna inanıyorum. Tabi ki siyasetçiler o ülkenin vatandaşıyla, sanayicileri ve üreticileri arasında o bağı iyi kurmak durumundadırlar. Her elektrik üretimine, dağıtımına enerji verimliliğine, yenilene bilir enerji kaynaklarına rehabilitasyonla her yapmış olduğunuz katkı, her harcadığınız para aslında vatandaşımızın tarifesiyle orantılı olan bir paradır. Onun öyle bir dengesini kurmak lazım ki, birinden birine yüklenirseniz çözümü bulamazsınız. Bu sanayicinin problemi olmaya bilir ama bizim problemimiz. Ülkelerin seçeceği enerji politikalarının, enerji stratejilerinin ve koyulan modellerin bütün bunları kapsıyor oylaması gerekir.”
“TÜRKİYE’NİN SEÇTİĞİ ENERJİ POLİTİKALARI DEVLET POLİTİKASI HALİNE GELDİ”
Türkiye’nin çok ciddi mesafeler kat ettiğini belirten Yıldız, Türkiye’nin seçtiği enerji politikalarının artık hükümetlerden hükümetlere değişen değil aynı zamanda devlet politikası haline gelmiş politikalar olduğunu söyledi. Bunun sonuçlarını git-gelleri olmayan, dönüşleri olmayan bir politika izlediklerini kaydeden Yıldız, “Bunun verimliliğini özellikle uluslar arası sermayeler ile yapılacak yatırımları da Türkiye’de fazlasıyla görüyoruz. Şuanda Türkiye’de arz güvenliği ile alakalı bir problem kalmadığı gibi arzı talebinden daha fazla olan bir ülke haline gelmiştir. Enerji sektöründe. Bütün bunları yaparken çevreye rağmen değil, çevreyle beraber yürüttüğümüz projelerden bahsediyorum. Bizim gelişen dünyada ve kendimizden daha çok sevdiğimiz geleceğimize çocuklarımıza daha iyi bir ülke daha iyi bir dünya bırakmak durumundayız” diye konuştu.
“10 YIL ÖNCE OLMAYAN PROBLEMLERİMİZ ŞUANDA PROBLEM OLARAK KARŞIMIZA GELİYOR”
Enerji verimliliği ve tasarrufuyla alakalı çok fazla kat edilecek bir mesafenin olduğunu sözlerine ekleyen Yıldız, enerji verimliliği ve tasarrufuyla ilgili eksikliklerin olduğunu dile getirdi. Enerji verimliliği ve tasarrufu konusunun teknolojiyle beraber bütünleşmesi gereken ve 2023 yılına kadar tüketilen enerjinin yüzde 20’sini tasarruf edilebilecek çok ciddi bir enerji kaynağının olduğunu belirten Yıldız, konuşmasına şöyle devam etti:
“Biz enerji verimliliğine ve enerji tasarrufuna birinci yerli kaynak olarak bakıyoruz. Bu artık ister doğalgaz-petrol, ister yerel kaynaklar, her birinin süzülmüş ve üretime dönüşmüş, yerli bir kaynak haline gelmiş yapısı demektir. Bu çok fazla dikkat edeceğiz. İşbirliklerimiz buna çok fazla odaklanacak. Güneş gibi, rüzgar gibi, su gibi, jeotermal gibi, biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının oranı iftar ederek söylüyorum, Avrupa Birliği üyesi ülkelerinin ortalamasının iki katıdır. Yani yüzde 25-26’lar civarında şuanda her ürettiğimiz enerjinin dörtte biri yenilenebilir enerji kaynaklarından kaynaklanmaktadır. Bunu 2023 yılına kadar en az yüzde 30’lara çıkartmayı, yani her ürettiğimiz enerjinin üçte birini yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmayı düşünüyoruz. Buda doğru bir strateji ve doğru bir politikadır. On yıl önce 20 yaşında olan tesislerimiz şuanda 30 yaşında. 10 yıl önce olmayan problemlerimiz şuanda problem olarak karşımıza geliyor. Gerek elektrik dağıtımında, gerekse elektrik üretim tesislerinde.Bunların rehabilitasyonuyla alakalı ciddi bir çalışmamız başladı.”
“TÜRKİYE SİYASİ İSTİKRARINI YAKALAMIŞ AMA AYNI ZAMANDA BUNU SÜRDÜRÜLEBİLİR HALE GETİRMİŞ BİR ÜLKEDİR”
Almanya ve Türkiye’nin üçüncü ülkelerde ortak çalışabileceğini vurgulayan Yıldız, Almanya’dan yatırım yapar şirketlerin Türkiye için doğru analizler yaptığını söyledi. Doğru teşhisleri koydukları için Türkiye’de olduklarını belirten Yıldız, “Türkiye siyasi istikrarını yakalamış ama aynı zamanda bunu sürdürülebilir hale getirmiş bir ülkedir. İktisatta bir kural vardır; hiçbir sektörün büyüklüğü o ülkenin siyasi istikrarının büyüklüğünden daha büyük değildir derler. Siyasi istikrar özellikle son 10 yıl içerisinde bir çok vesayetleri üzerinden kaldırdığı için sürdürülebilir hale gelmiştir. Bizler 130 milyar dolarlık bir yatırım yapmak durumundayız. Elektriğin üretilmesine, dağıtılmasına, onların rehabilitasyonuna ve büyüme rakamlarını karşılaya bilir olması için. Uluslar arası sermaye istikrarı sever. Zemini sağlam olan yerleri sever. Her ne kadar Avrupa ve dünya global krizin gölgesi altında kalıyor olmuşsa da hala plase edilmeyi bekleyen sağlam paralar, sağlam ülkeleri aramaktadır. Türkiye bu manada ciddi bir zemine, ciddi bir potansiyele sahiptir” şeklinde konuştu.