Manisa Haberleri

Kategorilerimiz x-menu

Şehirlerimiz x-menu

Manisa İlçeleri x-menu

Dünya Şehirleri x-menu

Kurumsal x-menu

GÜLŞEN, BELEDİYE VE MHP’YE CEVAP VERDİ

Haber 12.04.2013 13:46 Cuma
AK Parti Kastamonu Milletvekili Mustafa Gökhan Gülşen, geçtiğimiz günlerde MHP Milletvekili Emin Çınar ve Belediye Başkan Vekili Bahri Yavuz’un AK Parti ve kendisine yönelik eleştirilerine cevap verdi.
Gülşen, iktidarıyla muhalefetiyle el ele hizmet etmek için polemiklerden uzak durmalarına rağmen özellikle şahıslara yönelik olumsuz ifadelerden kaçındıklarını belirterek, hakaret boyutunda suçlamalarla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.
MHP, EKONOMİDEN ANLAMAZ
Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) ekonomiden anlamadığını iddia eden Gülşen, “Anlasalardı, ülkeyi 2001 kriziyle bir bataklığa sürüklemezlerdi. Devleti memurlarına maaş veremez duruma getirmezlerdi. Anlasalardı; kriz bataklığına düşürdükleri ülkenin yönetiminden kaçarcasına erken seçim kararı alıp, millet tarafından sandığa gömülmezlerdi. Hem ülkemiz, hem de milletimiz 2002 yılındaki ekonomik durumun kıyaslanmayacak kadar ilerisindedir” dedi.
HİZMETLERİN ENGELLENDİĞİ BİR İFTİRADIR
Kastamonu Belediyesinin yapacağı hizmetlerin iktidar partisi tarafından engellediğinin bir iftira olduğunu aktaran Gülşen, “Öncelikle belirtmek isterim ki, bizim düşünce tarzımıza göre memlekete gelecek hizmete mani olan, memleketine ihanet etmektedir. Hizmet konusunda parti ayrımı olamaz. İl ve ilçelere gelecek hizmetler konusunda, her talebe yardımcı olmak için hazır olduğumuzu defalarca ifade ettik. Bu konuda bizden yardım talep eden hiç kimseye de partisini sormadık. Küre Belediyesi ile birlikte takip ettiğimiz TOKİ projesi, Hanönü Belediyesi ile takip ettiğimiz Spor Salonu bunların örneklerindendir. Bize gelen talepleri olumlu sonuçlandırmak için elimizden gelen tüm gayreti göstermekteyiz. Hizmete mani olmak ne kadar ahlaksızca bir tutumsa, herhangi bir engelleme yokken, “engelleniyoruz” diye mağdur numarası yapmak da aynı derecede ahlak dışıdır. Bu tür davranışta bulunanlar, en hafif ifadeyle “siyasi cambazlık” peşindedir. Millet gerçekleri öğrendiğinde bu cambazların maskesi düşecektir” diye konuştu.
Bayındırlık Bakanlığı döneminde Faruk Nafiz Özak’ın Kastamonu’ya geldiğini hatırlatan Gülşen, şöyle konuştu: “O dönemde ben il başkanıydım. Valilik ziyareti sırasında, dönemin milletvekilleri ile birlikte, şehir içi yolları belediyenin yapma imkanı olmadığını, Karayolları tarafından yolların yapılmasını sayın bakandan talep ettik. Sayın Bakan bu talebi kabul etti ve Belediye ile Karayolları arasında bir protokol yapılıp şehir içi yolları karayollarına yaptırıldı. Bu protokol dışında başka bir protokolden bilgimiz olmadı. Belediyenin talebi yolların asfaltlanmasıydı, bu da gerçekleştirildi”
TELEFERİK PROJESİ, HAYAL PAZARLAMAKTIR
Kastamonu Belediyesi tarafından gündeme getirilen Saat Kulesi ile Kastamonu Kalesi arasına yapılması planlanan Teleferik Projesi hakkında da bilgi veren Gülşen, “Bu proje ile ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı bulunuyor. Bu kararda, 1. Derece Sit alanlarında böyle bir inşaata izni verilemeyeceği açıkça ifade edilmiş. Türkiye’de buna benzer bir proje varsa, 1.derece sit alanında böyle bir inşaatın yapıldığı bir örnek varsa, bu örneği söyleyin, projenin çıkması için hep birlikte takipçi olalım. Ancak ne örnek var, ne başka bir proje. Teleferik projesi hayal pazarlamaktır, kandırmacadır. Aynı “Monoray projesi” gibi”
Arıtma tesisi konusunda da kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini açıklayan Gülşen, şunları kaydetti: “Arıtma tesislerini tüm belediyeler İller Bankası aracılığı ile kredilendirerek yapıyor. Önce proje onaylanıyor, sonra yapım için müracaat edilip, yapıma başlanıyor. Kastamonu Belediyesinin projesi onaylandı. Yapım için Belediyenin müracaat etmesi gerekiyor. Ancak Kastamonu Belediyesi tarafından bu müracaat yapılmadı. İnebolu Belediyesi ve Taşköprü Belediyesi gibi belediyeler, bundan 1-2 yıl önce işlemlerini yaptı ve arıtma tesislerine kredilerini aldı. Yani iktidar muhalefet ayrımı olmadan, tüm belediyeler yönetmelikler çerçevesinde hizmetleri alıyor. “Partilerinden olmayana yardım etmiyorlar” sözü koca bir yalandır. Sayın Cumhurbaşkanlığı makamını siyasi polemiklerinize dahil etme gayretiniz ise ayrı bir utançtır. Son olarak, sanayi çarşısının taşınması konusu; Belediye Başkan Vekili, kendi kendinize sanayiyi taşımaya karar alıp, kendi kendinize karardan döndünüz. Size kim mani oldu? Sanayi esnafının rızasını almadan, fikrini sormadan bir adım attınız. Sonra, tepkiyi görünce o adımı geri çektiniz. Siz sanayiyi taşıyamazsınız çünkü sizin öyle bir vizyonunuz yok. Bu gün şehir içinde kalan eski sanayi bölgelerinde oluşacak gelirden hak sahipleri istifade ederse, sanayi çarşısının taşınmasına kimse itiraz etmez. Bu bölgede oluşacak gelir hem dükkan, hem de daire sahibi olmaya yetecektir. Eski sanayilerde dükkanı olan herkesin, daha büyük bir dükkanı ve en az bir de dairesi olur. Siz bunları düşündünüz de size kim mani oldu?”
YAPMADIĞINIZ PROJELERİ İKTİDARA YÜKLEMEK CAMBAZLIKTIR
Yapılamayan veya becerilemeyen projelerle iktidara yüklenmenin siyasi bir cambazlık olduğunu belirten Gülşen, şöyle devam etti: “İktidar milletvekilleri şehir içi yolları asfalt yaptırır, yok sayarsınız. Anıtlar Kurulundan geçmesi mümkün olmayan proje ile Kastamonu halkının gözünü boyarsınız, çıkmayınca iktidara suç atarsınız. Arıtma tesisinin yapımı için müracaat bile etmez, iktidar engelliyor dersiniz. Sizler “Siyasi Cambazlık peşindesiniz” ama gerçekler bu cambazlığa müsaade etmeyecek.
Tüm Kastamonuluların huzurunda hem Emin Çınar’a, hem Bahri Yavuz’a söylüyorum; 5 yıllık il başkanlığım ve 22 aylık milletvekilliğim döneminde Kastamonu Belediyesinin hangi hizmetine mani olunmuşsa açıklayın. Yuvarlak ifadelerle değil, hangi konuda nasıl bir yardım istediniz ve yapılmadı veya hangi hizmete nasıl mani olunmuşsa buyurun söyleyin. Bu tür çirkin yaklaşımların, sizlerin şahsiyetiyle, ahlakınızla uyuşmadığını düşünüyorum. Koltuk aşkıyla başkalarına iftira atmanın sizin tarzınız olmadığına inanıyorum”